5 Aralık 2010 Pazar

*

If short circuit hapens,the charger is will be switched off itself,and turns
normal after one or two minutes.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

7 Mart 2010 Pazar

.

ISLAK KALDIRIMLAR




Islak kaldırımlara düşüyor
Yaşlı çınarın solgun yaprakları
Saçağın altında iki sevgili
Öylesine susup bakışıyorlar
Tutulmuş sanki ikisinin de dili


Mevsim işte o mevsim
Çırçıplak kalacak birazdan dallar
Üstüme bir hüzündür çöküyor
Bu şehrin bir köşesine
Kaçışıp yok oluyor insanlar


Pembe mi ne bu damlalar
Tanıyorum ıslak kaldırımları
Işıl ışıl gözleri o mini eteklinin
Beni selamlıyor cumbalı evler
Bir mevsim göçüp gidiyor

6 Mart 2010 Cumartesi

2 Mart 2010 Salı

.



Aşk hayatında kadınların yaptığı büyük hataların ilişkilere büyük zarar verdiği ve ilişkileri bitirdiği belirtildi.
Uzmanlar, her ilişkinin evlilikle sonuçlanmadığını ve birçok arkadaşlığın daha başlamadan bittiğine dikkat çekti. İşte kadınların aşkta yaptığı 7 büyük hata...
ERKEĞİ KONUŞMAYA ZORLAMAK
Kadınların, erkek arkadaşlarına nerede nasıl ilgi göstereceğini bilmemesinin ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar, erkeklerin kadınlar kadar konuşmayı çok sevmediğini ve daha çok akıllı ve ağır başlı kadınlardan hoşlandıklarını söyledi. Erkeklerin, en ufak bir problemde bile ağlayan kadınlardan hoşlanmadığını ve söylemek istediklerini söyleyemediğini ifade eden uzmanlar, kadınların “gözyaşı” silahını gereksiz durumda kullanmasının yanlış olduğunu anlattı. Uzmanlara göre, kadınların aşkta yaptığı 10 büyük hatayı şöyle özetledi: “Sevgiliniz biraz suskunsa onu rahat bırakın. Onu rahat bırakmak yerine, sürekli üzerine gidip her şeyin yolunda olup olmadığını sorarsanız onu sıkarsınız. Erkekler, kadınlar kadar çok konuşmayı sevmez.Sizin için ‘vakit geçirmek’, ‘arkadaşlarınızla oturup sohbet etmek’ anlamına gelebilir. Ama erkekler tek başlarına da çok mutlu olabilir. Eğer daha yeni kavga etmişseniz ve erkeğiniz sizinle konuşmuyorsa, üstünüze alınabilirsiniz. Kalbini kırmış olabilirsiniz ve kızgınlığını konuşmayarak ifade ediyor olabilir. Eğer ortada bir tartışma yokken suskun davranıyorsa, belki de onun da biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardır. Onu soru bombardımanına tutmak yerine, suskunluğuna saygı gösterirseniz size daha minnettar olacaktır.
HESABI SÜREKLİ ONA ÖDETMEK
Erkeklerin, genellikle cömert davranmayı sevdiğini anlatan uzmanlar, bu konuda uyarılarını şöyle sürdürdü: “Belki elinizi cebinize sokmanıza bile izin vermezler. Ama bırakın içlerinden gelerek bunu yapsınlar. Eğer her zaman hesap ödeme görevini ona bırakıyorsanız, kendilerini kullanılmış gibi hissederler.İlişkide eşitlik olmalı. Eğer sürekli sevgilinizin her şeyi ödemesini bekliyorsanız, kısa sürede asıl duygularınızdan şüphelenip ondan faydalandığınızı düşünecektir. Erkekler, bir tartışma sonrasında hatalı olsa da ya hiç bir şey söylemez ya da çok doğal bir şekilde özür diler. Kadınlara gelince durum değişir. Erkekler gözyaşlarından etkilenir ve hiç bir erkek bir kadını ağlatmak istemez. Ne var ki, her şeye ağlarsanız sizinle doğru dürüst konuşamayacak ve söylemek istediklerini söyleyemeyecektir. Daha da fazlası, size bir suçlama getirildiğinde ağlamaya başlarsanız, sevgiliniz, suçunuzu örtmek istediğinizi düşünebilir.
ARKADAŞLARINIZIN YANINDA SEVGİLİNİZİN ARKASINDAN KONUŞMAK
Uzmanlar bu arada “İlişkinin sırlarını anlatmak kadar kötü bir şey olmadığına” dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, “En şık kıyafetlerinizi giyip arkadaşlarınızla birlikte bir davete gidiyorsunuz. Ne var ki aranızdaki bir olayın tüm detaylarını anlatmışsınız. Onlar da sevgilinize anlamlı bakışlar atmaktan kendisini alamıyordur. Bu yine bir derece idare edebilir; ama sevgilinizin hatalarını anlatmak çok büyük bir gaf olur.Arkadaşlarınıza anlattığınız şeyler konusunda çok dikkatli olmanız gerekiyor. Siz
unutabilirsiniz veya affedebilirsiniz ama arkadaşlarınız size yapılan haksızlıkları kolay unutmaz. Anlattıklarınız olumsuz olmasa da sevgilinizle ilgili olan bütün sırlarınızı ortaya dökmekten kaçınmalısınız. Bazı olaylar yalnız aranızda kalmalı.
KALABALIK YERLERDE SEVGİLİNİZE FAZLA ASILMAK
Erkek arkadaşınıza sevginizi göstermek güzel bir şey” diyen uzmanlar, “Ama unutulmaması gereken bir nokta var; Yatak odanızda yapacağınız hareketleri, herkesin gözünün önünde yapmamalısınız” uyarısını yapıyor. Erkeklerin duygularını kadınlar kadar kolay gösteremeyeceğini belirten uzmanlar, şu konulara uyulmasını istedi: “Yabancıların önünde ise hiç gösteremez. Her erkeğin kendine özgü bir davranışı vardır. Fazla ileri gidip gitmediğinizi anlamak için önce bir deneyin. Elini tutun veya omuzuna elinizi koyun ve nasıl bir tepki vereceğini görün. Eğer fazla yakınlıktan rahatsızlık duymuyorsa, sorun yok. Ama hareketlerinize karşı çekingen davranıyorsa, onu fazla zorlamayın. Bu üç kelimenin neden bu kadar can sıkıcı olduğunu bir de kendinizi erkek arkadaşınızın yerine koyarak düşünün. Küçükken anneniz de size böyle söylediğini ve bazı şeyleri ertelediğini unutmayın.
ÜSTÜNE FAZLA DÜŞMEK
Bazı kadınların sevgililerini günde en az 10 kez aradığını belirten uzmanlar, bunun yanlış olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, bu konuda şu tavsiyelerde bulunuyor: “Tabii, erkeğinizi düşünmek güzel bir şey ama onun da bir iş ve sorumluluk sahibi olduğunu unutmayın. Herkes çalışırken onun oturup sizinle sohbet etmesi, profesyonel bir davranış sayılmaz. Saat başı sevgilinizi arayıp onu kontrol etmeniz de onu oldukça sıkabilir. Eğer aramadan duramıyorsanız, en azından vakti olup olmadığını sorun. Yine de aramalarınızı en aza indirmenizde fayda var. Sesinizi sürekli duymaktan sıkılabilir. Unutmayın ki onu nadir arıyorsanız, sesinizi duymak için can atacaktır. Onun sevgilisi olduğunuz için hayatının bir çok detayını biliyorsunuzdur. Bu, bir ayrıcalıktır ve aynı zamanda sorumluluk ister. Size 5 yaşına kadar yatağını ıslattığını anlatmış da olabilir; ama bunu herkese anlatırsanız rahatsız olacağı kesindir.”Söylenecek ve söylenmeyecek şeyler olduğunu anlatan uzmanlar, şu gerçeğe dikkat çekiyor: “Kaldı ki size anlattığı bütün sırlarını başkaları ile paylaşırsanız sizin ne ayrıcalığınız kalır? Oturun ve düşünün; Siz onun yerinde olsaydınız sizin her şeyinizi anlatmasını ister miydiniz? Onun da başkalarının bilmesini istemediği şeyler vardır. Kesinlikle anlatmamanız gereken bir şey daha var; Yatak odası davranışlarınız. Çıkardığı sesler ve gizli zevkleri hakkında asla konuşmayın.
GELECEĞİ PLANLAMAK
Erkeklerin içlerinden geldiği gibi davranmayı sevdiğini ve sürprizlerle dolu bir yaşam istediğini anlatan uzmanlar, gelecek için şu tavsiyelerde bulundu: “Siz, cumartesi akşamlarının programını 3 hafta önceden yaparsanız, çok sevdikleri sürprizleri yaşayamazlar. Üstlerine fazla düşerseniz, hareketlerinin kısıtlandığını düşünürler. Uzun zamandır biriyle birlikte olan bir erkek bile özgürlüğünden kolay kolay vazgeçmez. Eğer siz de planlama huyundan vazgeçemiyorsanız, en azından havayı yumuşatın. Ona öneri yapın, ‘emir’ vermeyin. Böylece kendine de söz hakkı verdiğinizi düşünür ve rahatsız olmaz.
“BİZ” KELİMESİNİ ÇOK ERKEN KULLANMAK
Her ilişkinin “sen ve ben” olarak başladığını belirten bir uzman, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz’e dönüşüp dönüşmeyeceği kesin değildir. Bunun olmasını beklemekte acele etmeyin. Erkekler aceleci kadınlardan hiç hoşlanmaz. Erkeklere her şeyden bahsedin, sadece evlilikten bahsetmeyin. Evlilik kelimesini duyar duymaz bekarlık zamanlarının özlemini duymaya başlayacaktır. Gelecekle ilgili çeşitli fantezileriniz varsa onlardan fazla söz etmeyin, yoksa onu nikah masasına oturtmayı planladığınızı düşünüp sizden uzaklaşabilir.”

11 Şubat 2010 Perşembe

müzik - sıla gencoğlu-vur kadehi ustam | izlesene.com

"Vur Kadehi Ustam..."


Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda
Rengimizi sıyırmış da gitmiş gidenimiz
*
Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek
O da kaşık kadar
*


Vur kadehi ustam, bu gece de sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir , acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz.


Damla sakız hayallerimize yakamoz vursa
Bari öyle canlansa da, hayat bulsa
Ne iyi olurdu kalbe kan
Yeniden hücum etse

Söz:Sıla Gençoğlu
Müz:Efe Bahadır

"Yemmeekk..."






Resim Ekle








































8 Şubat 2010 Pazartesi

Üç büyük kent kıyaslaması...





Ankara,
En iyi kalpli Üvey ana,
Bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım.
Sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey ana
olan Ankara.
Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerin bitmesini,
rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını , suskun devletin
konuşmasını beklerler.
Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleri beklerler, kim bilir
bekledikleri hayattır. Belki denizi görselerdi beklemezlerdi.
Denizi su sanırlar.
Suyu görmek için göllerin kıyısına gidersiniz ama su ufka uzanmaz.
Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara'nın göllerinde.
Oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi ve uysal bir sevgili gibi
gökyüzüyle birleşmesi.
O vaatker ufuk çizgisi, o nasıl güzeldir.
Her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayan o şehvetli çizgi.
İnsanlar Ankara'da beklerler, kim bilir bekledikleri hayattır.



İstanbul'da
ise durum daha vahimdir.
Hayat sanki bir adım ötede duruyor gibidir.
Doğruya doğru, dünyanın en güzel şehridir İstanbul, ama hayat
eli çabuk davranır.
Daha siz elinizi uzatmadan işveli bir kadın gibi kaçar gider.
Bu yüzden hırsla kovalarlar hayatı İstanbullular.
Beklediği şeyin belki de hiç gelmeyeceğini söyleyen şeytani fısıltıya
rağmen,
Ankaralının dingin tevekküllü bekleyişinde bir huzur vardır.
Ama,
İstanbullunun hırslı kovalamacasında ne huzur vardır ne de tatmin.
Dünyanın en güzel şehri hemen kol mesafesindeyken kendilerini yiyip
yutan bir kovalamacanın içinde kaybolur giderler.
Hayat kaçar, onlar kovalar.



Ama İzmir...
İzmir'de hayat beklenmez, kovalanmazda.
O zaten sizinle beraberdir.
Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır.
Mutlulukla dolu,sakin bir sevişmenin tadındadır körfez.
Körfez vapurlarının sakin gidişinde hırslarınız yok olur,
Kovalamayı bırakırsınız, hatta martılara gevrek atacak kadar iyilikle
dolarsınız.
Ne varsa bu şehirde, bayatlamış vapur çayı bile nektar olur.
Hafta sonları denize doğru bir göç başlar.
"Ey hayat, biz Çeşme'ye gidiyoruz sen de arkadan gel" der
İzmirliler muzipçe.
Ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onların peşinden gider.

Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan IZM
harflerine sevgiyle bakıyorum.
Sabırsızım, sevgilisine kavuşacak aşıklar kadar.


Cemal Süreyya